Plazadan Dünyaya ekibi: “Alt tarafı iş hayatı” demeyi öğrenmeliyiz

Değerini bilenler için internette içerik üretmenin, üstüne üstlük bunu kendi bloğunuz merkezinde yapmanın verdiği hazzın tarifi mümkün değil. Size kattıklarının yanında harika insanlarla da tanışmanızı sağlayan muazzam bir araç. Blog yazarlığımın 13. yılında yolumun ilk defa kesiştiği İrem Devseren, Selin Güneş ve Zeynep Erdoğan‘la ortak blogları Plazadan Dünyaya‘nın geçen haftalarda Gelecek Vadeden Bloglar arasına girmesinin vesilesiyle YouTube’da canlı blog sohbetlerini gerçekleştirdik. Muhabbetimizin ana amacı blog yazarlığıydı ama yaklaşık iki saatlik yayında yemek tariflerinden, hayatımızı sadeleştirmekten, fotoğrafçılıktan hatta çocuk yetiştirmekten bahsettik.

Kendi kişisel bloglarından dolayı zaten bir blog kültürüne sahip olan İrem, Selin ve Zeynep, enerjilerini Plazadan Dünyaya’da birleştirerek dijital de olsa kendilerine yeni bir dünya inşa ederken aslında bir anlamda da yeni bir iş modeli geliştiriyorlar. Bloğun içeriklerinin hazırlanıp yayımlanmasına, söyleşilerin gerçekleştirilmesine kadar her işi birlikte yapıyorlar, aralarında bir iş bölümü var. Onları dinlerken şu benim hayal edip de bir türlü kuramadığım beyin takımım gözümde canlandı ve yumruğu aynı yere vuran bu üç yakın dostun dayanışmasını açıkçası imrendim.

Plazadan Dünyaya’nın hızla yol aldığı başarı hikâyesinde şüphesiz onu oluşturan ekip üyelerinin kendi özel hikâyelerinin de payı var. Örneğin İrem, özel sektörde çalışırken artık hayal kuramadığını ve bundan dolayı mutsuz olduğunu fark edip “daha çok insana dokunan işler yapmaya” karar vererek işten istifa ediyor. Zeynep ise çalışırken mobbinge uğradığı yetmezmiş gibi bir de işten çıkarılıyor. Mobbinge maruz kaldığı dönem kendisini kişisel bloğundaki yemek tarifleriyle rarahlatmaya çalışırken işten atılmanın travmasını da fotoğrafa sığınarak atlatmayı seçiyor.

Peki, onlar için Plazadan Dünyaya neyi ifade ediyor? Kendi cümlelerinden aktarayım:

“Plazadan Dünyaya’da çok şey öğreniyoruz ve onun geleceğini çok iyi görüyoruz. Çok emek harcıyor ve yazıların, konuların seçimine kadar çok titiz davranıyoruz. İleride Plazadan Dünyaya diye bir komünite oluşacağına inanıyoruz. Plazada çalışan insanlara diyoruz ki ‘Hayat sadece işten ibaret değil. Plazada da çalışabilirsiniz, mutlu da olabilirsiniz ama diğer yandan bir hobiniz de olsun, -alt tarafı iş hayatı- demeyi öğrenin.’ diyoruz onlara. Hayalinin peşinden koşmak isteyenler için de söyleşiler yapıyoruz. Söyleşiler çok keyifli geçiyor, söyleşi yaptığımız kişilerle arkadaş oluyor hatta onlara kardeş diyoruz. İşten istifa etmek çok kolay bir karar değil. Bu kararı alma aşamasındayken ilham – umut veren hikâyelerin yokluğunu çok çektik. Keşke ‘Ben bunu yaptım.’ diyen biri olsaydı. Biz bu kararı aldıktan sonra ‘Bu biz olalım, bu hikâyelerin peşine düşelim.’ dedik.”

Üç arkadaşa, kendi blog tanımlarını sordum. Her birinin cevabı mutlaka kayda geçirilmesi ve hali hazırdaki blog tanımlarına eklenmesi gereken türdendi:

  • Selin: Blog, yaşadıklarını, gördüklerini, daha sonra hatırlamak istediklerini tarihsel olarak kayıt altına almaktır. Herhangi bir konuda tarihsel olarak sıralı bir anılar bütünüdür.
  • İrem: Blog, kayda değer gördüğünüz her şeyi paylaşmaktır ve bu paylaşım evrenseldir.
  • Zeynep: Blog, kafanda olanı daha disipline edip paylaşmaktır. Bunları birine aktarırken ne akdar disipline ederseniz bunu karşınzıdakine daha saf daha net bir bilgi vermiş olursunuz. Kafanızın karışıklığını karşı taraf bilmek zorunda değil. Aslında blog, disipline edilmiş ve daha okunabilir hale getirilmiş bir günlüktür.

Plazadan Dünyaya ekibiyle sohbetimizden blog yazarlığına dair çıkarımlar:

  • Etkinlikler düzenlense de farklı sebeplerle bir araya gelinse de blog yazarları arasındaki bağlantı çok da yeterli değil.
  • Blog yazarları arasında tecrübe paylaşımı çok az. Daha usta blog yazarları yeni blog yazarlarına tecrübelerini aktarabilmeli.
  • Röportaj gazeteciliği, bugün Türkiye’de internet gazeteciliğinin ihmal ettiği konulardan biriyken bazı bloglarda önemli söyleşiler yapılıyor, büyük emek harcanıyor. Blog yazarlığını da kıymetli yapan işlerden biri bu.
  • Kimsenin seni zorlamadan blog yazıyor olmak çok daha keyifli.
  • Çocuğunun hayatını sosyal medyada paylaşmak bıçak sırtı bir durum. Bir blog yazarı anne, sosyal mecralarda anneliğini anlatabilmeli, çocuğunu değil. Bir çocuğun sosyal medyada bu kadar çok ilgi görüyor olması gelecekteki hayatı açısından çok da sağlıklı değil.

Markalaşma yolunda önemli bir adım atıp Plazadan Dünyaya’nın marka tescilini yaptıran, sadece blog ekseninde değil ileride YouTube’da da var olmayı isteyen, sosyal hayata yönelik etkinlik ve eğitimler düzenlemeyi planlayan -kısacası ne istediklerini bilen- İrem, Selin ve Zeynep, aynı konumdaki diğer kadınlara örnek teşkil edecek girişkenliğe, donanıma, azme ve hayal gücüne sahip. Onlarla tanıştığım için mutluyum ve bu şirin ekibe başarılar dilerim. İyi seyirler ;)

En çok buralardayım: Instagram | Facebook | Twitter | YouTube


e-vren günlüğü sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

2 Comments

  1. Birlikteliğinizin daim olmasını diliyorum Plazadan Dünyaya ekibi. Bu dayanışma ve girişimcilik ruhunuzla ekrana değil blog dünyasına sığmayacak başarılara imza atacağınıza inanıyorum. Kendi bireysel bloglarınızı güçlü tutarak o güçle ortak bloğunuz Plazadan Dünyaya’yı beslemenizin daha sağlıklı olacağı önerisinde bulunmak isterim. Ben ve değerlendirme ekibindeki diğer blog yazarı arkadaşlar hem sizinle hem listedeki diğer bloglarla hem de blog ekosistemindeki herkesle dayanışmaya ve yardımlaşma ruhuna her zaman sahip.

  2. “Ekrana 3 kişi nasıl sığarız?”, “iki kulaklıkla, üç kişi konuşmaları nasıl takip ederiz ki?”sorularını geride bırakarak yaklaşık 2 saatin nasıl geçtiğini anlamadık bile. Genelde röportaj için soruları hazırlayan biz olurken, bu kez karşımızda 12 yıllık deneyimli bir blogger olan Evren ve onun titizlikle hazırlanmış soruları vardı. Blog yazmaktan başlayarak, hayatın pek çok noktasına dokunduğumuz bu sohbetten biz de ekip olarak çok keyif aldık :) Ortak bloğumuzun ilk adımları sırasında gördüğümüz bu destek, bizi daha da şevklendirdi, mutlu olduk :)

Bu yazıya katkı sunun