Bana göre en yakışıklı iki Türk yazardan biridir Sabahattin Ali. (Diğeri de Oğuz Atay) Niyeyse her ikisinin de bugünkü yazarların çok dışında bir görüntüleri, karizmaları var. Atay ve Ali’nin fotoğraflarını yıllar önce ilk gördüğümde bu sebeple çok şaşırmıştım. Asıl şaşkınlığı ise Sabahattin Ali’nin vahşice işlenmiş bir cinayetle öldürüldüğünü öğrendiğimde yaşamıştım. İşi, uğraşı edebiyat olan ve muhteşem eserler ortaya koyan bir adam, nasıl olur da kin ve nefretle dolu korkunç bir planın kurbanı olur? Continue reading →
Tag / kürk mantolu madonna
internet günlüğü 2016/3
18 – 24 Ocak 2016 tarihlerini kapsayan 1.800’e yakın içeriğin okunmasıyla oluşturulan internet günlüğü 2016/3 için iyi okumalar diliyorum. Gördüğünüz yazım yanlışlarını, bozuk bağlantıları ve içerikle ilgili yorumlarınızı benimle paylaşırsanız çok sevinirim. ‘Daha fazla blog’ içeren internet günlüğü’nün yeni bölümü için sizi şöyle alayım: Continue reading →
Sabahattin Ali’nin Madonnası
“….insanlara ne kadar çok muhtaç olursam, onlardan kaçmak ihtiyacım da o kadar artıyordu.“ diyor Raif, Kürk Mantolu Madonna romanının iç sayfalarında. Sevecek bir insanı tanımak, tanıdığınız bir insanı sevmek hatta hayatınızda hiç göremeyeceğiniz Rafi adlı birisini sevmek isterseniz çayınızı kahvenizi hazırlayın, telefonunuzu kapatın ve 160 sayfalık Kürk Mantolu Madonna romanını alıp okuyun.
Raif Efendi’nin National Galeri’de karşılaştığı ve “O benim hayalimdeki bütün kadınların bir terkibi, bir imtizacıydı.“ dediği ve Sabahattin Ali’ye ilham kaynağı olan Kürk Mantolu Madonna tablosu gerçekte Floransa’daki Uffizi Galeri‘de “Madonna Della Arpie” ismiyle muhafaza edilmekte ve “Andrea Del Sarto” imzasını taşımaktadır.
Söz konusu kitap her ne kadar “roman” olsa da aslında uzun bir hikaye örneği. Okuyucuyla konuşan, ona içini döken ve 160 sayfa sonra yanınızdan kalkıp giden bir arkdaş hissi uyandıran samimi bir eser 1943 doğumlu bu kitap.
Kürk Mantolu Madonna, bana öğretmen arkadaşım sevgili Melek‘in doğum günü hediyesiydi. “Ben okuyunca çok beğenmiştim, hediye ettiğim arkadaşlarım da beğenmişti, sen de beğenirsin diye düşündüm.“ demişti. Beğendim ve okuyacak kitap arayan arkadaşlara bu yazı tavsiye niteliğinde olsun istedim.
—
facebook’evreni ] facebook sayfası ] twitter’evreni ] RSS abonelik
Fikrî Tatilin Ardından
“Evren’in fincanını küçültelim, evde kahve çabuk bitiyor.“ diyor bizimkiler ;) Haklılar, bendeki Türk kahvesi sevgisi kıtlık getirir cinsten. Kahve tüketimimi arttıran çalışma hayatıma geri dönme çabalarım neticesinde geldi bu açıklama ;) Elim bir türlü klavyenin tuşlarına gitmese de verdiğim aranın son bulması gerektiğine karar verdim. Yazmam gereken ve biriken pek çok iş var. Ama ağır ve yorucu bir süreçten geçtiğim gerçeğini de düşünerek kendime bu izni gayr-ı resmi olarak verdim. Neyseki freelance patronlarım da bu konuda anlayışlıydılar.
Benim için fikrî tatil biteli henüz birkaç gün oldu. Öncelikle okunmayı bekleyen kitaplarımı ayırdım. Fotoğraf makalelerimi de okumak üzere sıraya koydum. Sosyal medyadaki hesaplarımla ilgili de radikal bir düzenlemeye gitmeyi planladım. Google Plus‘ı keşfetme sürecindeyim; aslında blog haricinde hiçbir yerde olmamayı istiyordum ama Google Plus sanki daha derli toplu bir sosyal paylaşım imkanı sağlayarak beni ağır bir yükten kurtaracak.
Dersler, işler, fotoğraflar, blog vs dışında zihnimi en çok meşgul eden şeylerden birine daha çok yoğunlaşmaya da başladım. Kardeşimin muhtemelen seneye gerçekleşecek düğünü için pek çok ayrıntıyı netleştirmeye başladım. Geleneksel düğün programının haricinde kalan ilk kısımla ilgili fotoğraflardan, videolara, müziklerden sürprizlere kadar neyin ne olması ve bütün bunların gerçekleştirilme sırasıyla ilgili notlar alıyorum.
Aydın sıcak, hem de çok sıcak. Üşümeyi hiç sevmeyen bir Egeli olarak bu sıcaklardan hiç şikayetçi değilim. Öyle ki serinlemek için içtiğim kolanın içindeki aşırı şeker artık bana çok ağır gelmeye başladı, bunu farkediyorum. Şıpır şıpır terlesem de bilgisayar başında çalışırken çay keyfi yapmaya, üstüne Türk kahvesi içmeye daha da yetmez gibi nescafe ile motivasyonumu arttırmaya devam ediyorum ;) Bir taraftan da Kürk Mantolu Madonna‘yı okuyorum; “ben çok sevdim, senin de seveceğini tahmin ediyorum.“ diyerek doğum günümde bana Melek‘in hediye ettiği Sabahattin Ali‘nin romanı.
Hatta bu yazıyı yazarken diğer bir taraftan da sürekli takip edildiğinden şüphelenen ve bunun için yurt dışına bile kaçmak isteyen Sabahattin Ali’nin Kırklareli taraflarında öldürülüşünün detaylarını merak ediyorum. Usta bir edebiyatçının henüz aydınlatılmamış trajik ölümü hakkında vakti zamanında kimler ne yazmış bakmak gerekiyor.
evrengunlugu.net
2010-2011 dönemindeki yayın süresince Acil İhtiyaç Projesi Vakfı‘nı, AİP Vakfı’nın proje ve çalışmalarını gönüllü olarak desteklemektedir.