Sınırlar Arasında / Banu AVAR

Türkiye’deki STK’ların işleyişini yakından takip edenler ve Soros’un bazı Türk STK’lar üzerindeki etkisinden az çok haberdar olanlarda, Banu Avar’ın aşağıdaki yazısı “ora’yla bura” arasında bir benzerlik duygusu uyandıracaktır:

Yugoslavya’da demokrasi projesinin uygulanmasında OTPOR yani “direniş” adlı sivil toplum örgütü başı çekti.

Amerikalı işadamı George Soros tarafından finanse ediliyordu ve Yugoslavya’nın dağılarak “demokrasiye geçişi”nde aktif rol oynadı. [s.14]

Türkiye’de seyredilme rekorları kıran dizilerin, milyonlar dağıtan, ucuza şöhret sunan yarışmaların Continue reading →

Avrasyalı Olmak / Banu AVAR

Bu kitapta, 2005 sonbaharıyla 2006 yazı arasında TRT’de yayınlanan, Sınırlar Arasında adlı programda işlediğim 14 ülkeden gözlemleri, 14 ülkenin anılarını, acılarını ve masalsı kavuşmalarını bulacaksınız…” diyerek Avrasyalı Olmak kitabının içeriğini özetliyor Banu Avar, Okura İlk Not’ta.

Dedesinin memleketi Dağıstan‘dan Fidel Castro’nun Kübası’na kadar 14 ülkeyi dolaşıyor. Ve Banu Avar, insanı içine çeken, karşısına oturtup anlatıyor hissini veren başarılı üslubuyla bize Modern Medeniyetin gerçek yüzünü gösteriyor bir bir… Her yerde karşımıza Amerika başta olmak üzere Avrupa Birliği’nin oyunları çıkıyor. Masum insanlara sahip oldukları yer altı zenginlikleri, jeopolitik konumları yüzünden uygulanan ambargolar, katliamlar, işkenceler, yaptırımlar sorgulanıyor. Demokratikleştirme adı altında parçala böl taktikleri, hoşgörü bilinci adı altında Hıristiyanlaştırma çalışmaları vs. Her yerden Soros ve Sorosvari kuruluşlar sırıtıyor. Türkiye’deki organizasyonları çağrıştıran pek çok kötü tecrübeyi yaşıyor Orta Asya ve diğerleri. Hepsinde başrolde AB ve ABD. Banu Avar’ın görüştüğü, mikrofon uzattığı ezilmiş, horlanmış pek çok insanın ağzından “Türkiye’ye hayranlık, saygı” cümleleri dökülüyor. Yaşanan afetler, darbeler, zulümler sonrası dünyada onlara ilk koşan biz olmuşuz, bunları anlatıyorlar.
Banu AVAR’ı Seyretmek, Okumak, Tanımak

TRT’deki Sınırlar Arasında programında işlediği Nobel Ödüllerinin iç yüzüyle ilgili bölümü şaşkınlık ve hayranlıkla seyretmiştim. Baştan sona seyrettiğim ilk programıydı. Yüksek Lisans dersindeydik. Orhan Pamuk dahil, alınan ödülün ve ödüllendirilen kişilerin artık hiçbir değeri kalmamıştı gözümde. Yayınlanmış 3 kitabı var Avar’ın. Gündemdeki olaylar, Türkiye’ye karşı oynanan oyunlar hakkında bilinçlendirilmesi bakımından özellikle lise ve üniversite öğrencilerine öğretmenler tarafından mutlaka tavsiye edilmesi gereken kitaplar. Elinize aldığınız an, bir solukta okuyacağınızdan eminim. Ayrıca Banu Avar’ın üniversitelere söyleşilere katıldığını da biliyorum. Akdeniz Üniversitesi’nde görüştüğü öğrencilere “TRT’ye sahip çıkın” dediğini de duymuştum. Medyanın bir ülkeyi temelden değiştirecek güce sahip olduğunun altını çiziyordu. Zaten buna da kitabında sık sık değiniyor.

Avrupa Birliği, bizden istedikleri konusunda her zaman iki yüzlü davranıyor. Öyle ki kitabın daha ilk başında Banu Avar, tek dişi kalmış canavarın çifte standardına şu cümlelerle gönderme yapıyor:

Demokrasi projesini uygulayan sivil toplum örgütlerinin, Amerika’da veya Batı Avrupa’da faaliyet göstermeleri yasak. Amerika, dünyaya demokrasi ihraç ederken, ihraç malının Amerika’da kurulamayacağını sözleşmelere koyuyor. Demokrasi hareketleri sadece öteki ülkeler için var. Batıda böylesi faaliyetlere girmenin cezai müyyidesi var.

Hedefteki ülkelerde, önce ekonomi felç ediliyor. Bu iş demokrasi projeleriyle paralel yürütülüyor.

Para piyasaları dışarıdan gelen uluslararası vur-kaç tefecilerine açılıyor; özellştirme adı altında fabrikalar kapatılıyor; ulusal sanayi ve enerji kaynakları ele geçiriliyor.

Kaynak: s.12, Avrasyalı Olmak, Banu Avar, Truva Yay.

Önce ToG’landık, Sonra Dağıldık!

ADÜ ToG KAPANDI!

Adnan Menderes Üniversitesi Toplum Gönüllüleri Topluluğu‘nun 3. Dönem Koordinatörü Sadike KİRAZ‘dan beklenen açıklama geldi:

Adnan Menderes Üniversitesi / Aydın Topluluğu olarak Toplum Gönüllüleri Vakfı ve onunla ilintili her türlü etkinlik, eğitim ve proje ile ilisiğimizi süresiz kesmiş bulunmaktayız. Bilginize…

2004 Eylül’ünde 9 arkadaş düşe kalka kurmuştuk ADÜ ToG’u. Bizim gözbebeğimizdi. Hayallerimiz, projelerimiz vardı. İsmini önceden bulduğumuz ve kafaya koyduğumuz bütün projeleri gerçekleştirdik. Aşkla, heyecanla, kimi zaman zor durumlarda kalarak, kimi zaman büyük sevinçler yaşayarak bu günlere geldik. Kendi açımdan Toplum Gönüllüleri, gönüllülük bilincinin, proje üretme ve gerçekleştirme kabiliyetinin kazandırılması konusunda çok iyi bir okuldu bizim için. Ne var ki, “onaylamadığımız” bir şahıs ve kurumla isminin sürekli birlikte anılması “gönülleri” de yordu, ilişkileri de yıprattı ve kopmalar yaşandı; kazanılanları kaybettirdi. Projelerden çok “Soros” sorularıyla muhatap olmaya başlayınca, ben de oturup düşünmek zorunda kaldım. Görünürde iyi çalışmalar yapıyorduk evet ama madalyonun diğer yüzü bu kadar da renkli miydi? Bir zamanlar ADÜ ToG olarak sıkça kullandığımız Bu Yürek Sizin İçin Atıyor! sözü ne kadar doğruydu… Biz gençlerin yüreği toplum için atıyordu da, sosyal sorumluluğa sahip gençlerin bu yürek atışları üzerinden yeni bir dünya düzeni kurmak hedefleniyor olabilir miydi?

Yıllardır süren bir dedikodu, uluslararası bir organizasyonun resmi web sitesine yerleştirilen bir linkle ilk defa teyit edildi: Toplum Gönülüleri Vakfı, hiç de iyi bir imaja sahip olmayan Soros‘un Açık Toplum Enstitüsü ile aynı organizasyonda yer alıyordu. Para nereden gelirse gelsin başımızın üzerinde yeri var zihniyetine birer birer isyan bayrakları yükseldi üniversitelerin ToG Topluluklarından. Hazırlanan ortak bildirilerinin ardı arkası kesilmedi haftalarca. Çukurova Üniversitesi‘nin Vakıf’la bağlarını koparan kararını Akdeniz Üniversitesi Toplum Gönüllüsü öğrencilerinin “topluluklarını kapatma kararı” takip etti. Sözde şeffalık ve hesap verebilirlik iddiaları, ADÜ ToG’un geçen Perşembe akşamı kapanmasını da engelleyemedi. Birileri oyunun parçası olurken bomba teker teker ellerinde patladı.

BİR DEVİR SONA ERDİ!

Burası Türkiye’ydi; gençler sanılanın aksine bilinçliydi ve her biri ayrı ayrı “haklı olarak” hesap sordu. Yıllardır gençlik konseylerinde muhataplara yöneltilen ToG, Açık Toplum Enstitüsünden para alıyor mu?sorusu, hep “HAYIR” olarak cevaplandı. Ancak bugün gepgencfestival organizasyonu sonucu gençlerin ısrarla sorguladığı ve de karşı çıktığı başka bir durum var: ToG ve Soros’un Enstitüsü nasıl olur da ortak bir organizasyonda yer alabilir? Ortak organizasyon desteği sorunu, para girdisi’nin önüne geçti . Bu birlikteliği umursamaz zihniyetlere karşılık Açık Toplum Enstitüsü’nün yerine Türkiye düşmanı herhangi bir örgüt koyulduğunda bu “umursamaz mantığın” ne kadar da tehlikeli bir zihniyet olduğu daha net anlaşıldı. Pek çok duyarlı genç, tehlikeli ihtimalleri görmekte ve de tepkilerini ortaya koymakta gecikmedi: Yavaş yavaş ToG’lanan üniversite örgütleri birer birer dağılmaya başladı…

Birileri Soros’a TOG’luyor!

Dün akşam önce Akdeniz Üniversitesi Toplum Gönüllüleri‘nden bir bilgi epostası geldi:

www.gepgencfestival.net adresine girdigimiz zaman “faydali seyler” linkinde osiaf.org.tr adresiyle karsilasiyoruz. Yani Acik Toplum Enstitusu’nun internet adresi… Nedir peki acik toplum enstitusu? George Soros adinda yalnizca ulkemizde degil, dunyada sansasyonlariyla bilinen bir kisinin vakiflar aginin bir parcasi… Bunu biz soylemiyoruz, kendi sitelerinde yaziyorlar. Bizler bu toplum icin gonulluluk yapmaya calisan gencler olarak sansasyon yaratmis kisilerle iliskisi olan sivil toplum kuruluslariyla isbirligi yapmanin sorun olacagini dusunuyoruz. Soz konusu STK ile bir birliktelik var midir, varsa bu birliktelik ne duzeydedir? Bu konuyla ilgilenen kisilerce bilgilendirilmek istiyoruz. 

Ve ardından Akdeniz Ün. ToG’un eski koordinatörü Orhan AYDIN‘ın istifa ettiğini duyurduğu epostası geldi:

Yukarida yazdigim internet sitesinden faydali seylere baktim ve aylar once soyledigim Soros adli bana gore ve benim ulkem icin tehdit olabilecek kisinin sivil toplum kurulusunun reklami ve sahada gorev yapmis ve halen yapan kisilerin resimlerini gordum. Ve tabi bunun yaninda iki yil gonul verdigim www.tog.org.tr adresi… Daha once boyle bir seyle karsilasirsam birakacagimi soyledim. Kendimi kullanilmis hissetmemek elde degil!!! Bu konuda yalniz olmadigimi da biliyorum. Ben bu iletiyi “benim kutuphanem” projesi sonunda atacaktim ama vicdanim rahat etmiyor. Benim Kutuphanem proje sorumlulugundan ve Toplum Gonullulugunden istifa ediyorum. Bilgilerinize…

Toplum Gönüllüleri, Soros‘la Duvara Mı TOG’luyor?

Doğup büyüdüğün bu topraklar için gönüllü olduysan, etiketlerin hiçbir önemi yok mudur gerçekten? İster eğitim gönüllüsü ol, ister toplum gönüllüsü… Çocuk, yaşlı ya da doğa için sorunlara çare olmaya çalışıyorsan, isminin başına ya da yakandaki karta neyin yazıldığı çok da önemli değil midir? Gönüllülük, insanın yaşadığı/ait olduğu topluma karşı sorumluluklarını yerine getirirken/getirdiğini zannederken farkında olmadan dış kaynaklı zararlı bir kuruluşun hizmetinde olmak da olamaz mı? Son bir yıldır yüzlerce genç bunu tartışıyor/bu sorunun cevabını arıyor: George Soros ve Açık Toplum Enstitüsü, Toplum Gönüllüleri Vakfı’na maddi manevi yardımda bulunuyor mu?

Bu sorunun cevabı netlik kazanadursun İstanbul Bilgi Üniversitesi Gençlik Çalışmaları Birimi’nin öncülük ettiği ve Toplum Gönüllüleri Vakfı’nın da destek verdiği GePGeNç FeSTiVaL’in resmi web sitesinde FaydalıŞeyler bölümünde George Soros’un Açık Toplum Enstitüsü’nün Türkiye Ofisi’ne de link veriliyor. Bunu fark eden sorumluluk bilincine sahip gençler yavaş yavaş sorgulamanın ötesinde harekete geçmeye başladı. Toplumun sorunlarına karşı duyarsız kalmayıp okudukları üniversitelerde Toplum Gönüllüleri Vakfı ile koordineli olarak kurdukları öğrenci toplulukları / kulüplerinde sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştiren “gönüllü öğrenciler” neden Soros’un adını duyar duymaz tepki veriyor ve ToG Ofis’ten uzaklaşıyorlar?

Acaba proje yaptığımızı / gönüllü olduğumuzu zannedip birilerinin kuklası mı olduk / birilerine istemeden hizmet mi ettik? Orhan gibi genç yaşta ülkesi için bir şeyler yapmaya çabalayan pek çok “gönüllü genç”in son zamanlarda sıkça sorduğu sorunun yanıtı “EVET” olabilir mi? Toplum Gönüllüsü gençler kullanılıyor mu?